MakroBilet İletişim
 info@makrobilet.com  0(850) 360 32 58

Ufak kaçamakları sevenler için iki günlük bir İstanbul gezisine ne dersiniz?

12 Mart 2017 Pazar Saat : 17:09

   Bir yanı Asya bir yanı Avrupa, muhteşem boğazlarıyla hiçbir ülkede görülemeyecek bambaşka bir güzellik; İSTANBUL…

   Önceliğiniz Süleymaniye Külliyesi olsun, Muhteşem Süleyman’ın bir nevi hayatına göz atarak başlayın. Bu eşsiz atmosfer içerisinde ilk lafınız vay bee olup heyecanla İstanbul başka hangi cevherler var barında dedirtecek çok güzel bir yer. Süleymaniye Camisine bakarak Mimar Sinan’ın ne kadar usta bir mimar olduğunu göreceksiniz içerideyken akustik ve havalandırma bölümleri eminim dikkatinizi ister istemez çekecektir. Etraflıca geziniz her yanı, medreseleri, kütüphaneyi, hamamı, çeşmeyi ve Kanuni Sultan Süleyman ve Mimar Sinan’ın türbesini… Süleymaniye Külliyesi gezinizi sonlandırın ama eşsiz boğaz ve haliç görüntüsünü bu görüntüye bakan padişahları, şehzadeleri Ebüssü’ud Efendi gibi bir âlimi ve nice burada yetişen geçmişe tanık olan o güzel insanları düşünüp aynı taşa basmanın aynı manzaraya bakmanın hayali ile içinize dolan huzuru dinginliğin keyfine varın.

   Miniatürk Park’a giderek mini ve hızlı bir İstanbul turu yapmış olursunuz. Zamanı kısıtlı olanlar için, her bir yeri ayrı güzel olan Türkiye’nin minyatür halleriyle hem İstanbul hem Türkiye gezisinin hazzını yaşayacaksınız. Ama sakın unutmayın köprüde resim çektirebileceğiniz tek yer miniatürk’te J Boğaz’da araç duruşuna müsaade edilmediği içim hatıra fotoğrafları maalesef çekilemiyor.

   Eyüp’ e gitmeden olmaz elbette, Eyüp Sultan Cami ve Eyüp Sultan Hazretlerininim Türbesini ziyaret edebilirsiniz. Hangi ay hangi günde giderseniz gidin herkesin uğrak yerlerinden biridir ve çok kalabalıktır. Yakınındaki Feshane’de gezebilir, hediyelik eşyalara bakabilirsiniz.

   Vee Sultanahmet; bir yanınızda Ayasofya bir yanınızda Sultanahmet Camii. İstanbul ki nasıl Asya Avrupa arasındaki bir köprü ise burası da esrarengiz bir şekilde Ayasofya ile Sultanahmet arasında sizi çeken bir güzellik ve adeta garip bir şahlanış. Meydanda gezinirken her milletten insanı görebilirsiniz, hatta mini mini sohbetler yapılabilir. Çoğu turist sıcak ve samimi olan rahatsız edici olmayan bu taleplere çok sevinerek karşılık veriyorlar. Günün sonunda tanıştığınız bu güzel insanlarla çatpat sohbetlerinizle ve gülen fotoğraflarınızla tamamlamış olmak, güzel bir deneyim olarak hatıralarınızın arasında yerini alacaktır. Burada Dikilitaş, Alman Çeşmesi, Yerebatan Sarnıcı, İbrahim Paşa Sarayı, Milyon Taşı… gidebileceğiniz yakın yerlerdir.

   Pierre Loti Tepesi’ne gidip eşsiz manzarayı görmek isterseniz eğer muhakkak teleferiği kullanınız hem güzel bir deneyim hem de bu yorucu tempoda uzun bir yolculuğu çekmemiş olursunuz.  Birçok şairin mesken tuttuğu Pierre Loti Tepesi birçok şiirin, yazının ilham kaynağı olmuştur.

    Karaköy ile Eminönü arasında tarihi Galata köprüsünü geçerek ilerleyebilir ve mis gibi balık kokularını Eminönü’nde hissedeceksiniz. Hemen bir tabure çekip balık ekmek yemeden oradan ayrılmayın. Karşıya geçmek gerekirse birçok alternatif olsa da vapuru tercih etmelisiniz. Vapurda açık alana geçip martılara simit atarak yolculuğunuzu daha da mutlu bir hale getirebilirsiniz.

    Kız Kulesine gidip yakından görmekten ziyade onun uzaktan bir gelin gibi süzülüşünü izlemek şahsı olarak tercihim olur. Çayını yudumlarken denizin kokusunu içinize çekip Kız Kulesi’ni izlemek daha mutlu edecektir.

   Mihrabat Korosu’na muhakkak gitmelisiniz. Özellikle hava kararmadan önce gidip, Boğaz Köprüsünü, Ortaköy’ü… eşsiz güzelliği izleyin. Mümkünse güneşin batışını burada izlemelisiniz. Özel işletmelerin ağırlıkta olduğu bir yer olmasına karşın park gibi açık olan alanında alkol tüketimi yasaktır. Çimlere uzanıp bu güzel manzarayı doyasıya yaşayın. Ruhunuzun ne kadar dinlendiğini hissedeceksiniz.

    İstanbul, garip bir şehirdir. Bir şehir insanı kendine âşık eder mi diye sorulsa kesinlikle İstanbul derim. Görmediğimde özlediğim her fırsatta Ankara’dan İstanbul’a yolculuk ettiğim. Kokusunu bile duyduğumda beni mutlu eden, her gidişimde gezmekten zevk aldığım yerleri yazdım. Umarım gezen herkes memnun kalır ve benim yaşadığım o huzurlu İstanbul’u sizde yaşarsınız. İstanbul yaşaması ne kadar zor bir şehir olsa da gezmesi bir o kadar zevkli bir şehirdir.

                                                                                                                                                  BİSEFİR