MakroBilet İletişim
 info@makrobilet.com  0(850) 360 32 58

UÇAK BİLETİ

  Kalkış
  Varış
  Gidiş Tarihi
  Dönüş Tarihi
  Yetişkin
  Çocuk
  Bebek

DAHA FAZLA

İstanbul - Kavalla Biletleri

İstanbul

15 Ekim 2016 Cumartesi Saat : 01:22
Türkiye, İstanbul Tümü Havalimanı
Mersin Terminali
Genel Bilgi
Kadim İstanbul, hem tarihi, hem de modern bir şehirdir.Yenikapı Theodosius Limanı kazılarıyla gün ışığına çıkarılan Neolitik Çağ yerleşimiyle, kentin tarihinin, 8500 yıl geriye uzandığı anlaşılmıştır. Böylelikle, İstanbul’un geçirdiği kültürel, sanatsal, jeolojik değişim ve kent arkeolojisi hakkında yeni bir dönem açılmıştır. Yunanlılar, bugün İstanbul’un üzerinde yer aldığı coğrafya üzerinde, M.Ö. 700’de Bizantium şehrini kurmuştur. Bu şehir, Konstantinapolis adıyla Roma ve Doğu Roma İmparatorluklarının başkenti olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nun 1453’te kenti fethetmesinin ardından, şehir, yaklaşık beş asır boyunca Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış ve Türkler tarafından “İstanbul” olarak anılmaya başlanmıştır. Bugün, İstanbul, artık başkent olmasa da, hızla gelişen ülkenin en büyük şehridir. Boğaz çevresindeki konumu, İstanbul’u, Asya ve Avrupa arasında bir köprü yapmaktadır. Boğaziçi ve Haliç ile kent yerleşimini şekillendiren topoğrafyası, şehrin en önemli sembollerinden biri olan siluetini tanımlar. İstanbul’un tarihi ve dolayısıyla kültürü, mimarisinde görülebilir. Şehrin mimarisi Batı ile Doğu’yu bir araya getirmektedir. Şehirde Hipodrom, Yerebatan Sarnıcı ve Çemberlitaş gibi Roma Dönemi kalıntıları ve ayrıca Cenevizliler tarafından miras bırakılan Galata Kulesi yer almaktadır. Öte yandan şehri tanımlayan, Bizans ve Osmanlı yapılarıdır. Bizans yapıları arasında en önde geleni, yaklaşık 1500 yıl boyunca dünyanın en önemli anıtı olarak ayakta duran Ayasofya’dır. Günümüzde Ayasofya, müze olarak ziyarete açıktır. Osmanlı yapıları arasında ise asırlar boyunca Osmanlı sultanlarının meskeni ve yönetim merkezi olarak kullanılan Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Süleymaniye Camii, günümüze de ulaşmış ticaret geleneğinin yaşatıldığı Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı; kentin kültürünü ve kimliğini tanımlayan anıtlardır. İstanbul’un kültürel miras alanlarının uluslararası önemi, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde “İstanbul’un Tarihi Alanları” başlığı içerisinde kendilerine yer verilerek tanınmıştır. İstanbul aynı zamanda modern bir şehirdir. Türkiye’nin kırsal bölgelerinden İstanbul’a yönelen iç göç ile şehrin nüfusu son yıllarda ciddi şekilde artmıştır. Bugün İstanbul, Türkiye’nin toplam nüfusunun yüzde 20’sine ev sahipliği yapmakta, GSYH’nin yüzde 22’sini ve vergi gelirlerinin yüzde 40’ını üretmektedir. Türkiye’nin yaratıcı ve kültürel endüstrilerinin merkezlerinin neredeyse tamamı, İstanbul’da bulunmaktadır. Türkiye’de gerçekleştirilen müze ziyaretlerinin yaklaşık olarak yarısı (yüzde 49), kültürel performansların ise yüzde 30’u İstanbul’da hayata geçirilmektedir. İstanbul’un çağdaş kültürü de gittikçe daha çok ilgi çekmektedir. 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul’un güçlü yönleri “artan refahı, Türkiye’nin kültürel ve turistik lideri ve öncüsü olarak konumu, sanat ve kültüre karşı artan ilgi ve hepsinden önemlisi genç ve dinamik nüfusudur”. İstanbul, söz konusu enerjisi ve dinamizmiyle diğer dünya şehirleriyle hızlı bir şekilde bütünleşirken şehrin politika yapıcıları da İstanbul’u “küresel bir şehir” olarak konumlandırmaktadır.* İl Trafik No:34 İl Telefon Kodu: Avrupa Yakası: 212, Anadolu Yakası: 216 İlçeler Arnavutköy, Adalar, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beykoz, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kâğıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Sultanbeyli, Şile, Şişli, Ümraniye, Üsküdar, Tuzla, Zeytinburnu. Toplam İlçe Sayısı: 39 *2012 Dünya Şehirleri Kültür Raporu’ndan faydalanılmıştır.
 
Gezilecek Yerler
 
Küçüksu Kasrı
Boğaziçi’nde, Küçüksu ile Göksu Derelerinin arasındaki alanda bulunan Küçüksu Kasrı’nın bulunduğu yörenin yerleşim tarihi Bizans dönemine dek...
 
 
Küçüksu Kasrı
Boğaziçi’nde, Küçüksu ile Göksu Derelerinin arasındaki alanda bulunan Küçüksu Kasrı’nın bulunduğu yörenin yerleşim tarihi Bizans dönemine dek...
 
 
Yıldız Sarayı
Türk Osmanlı saray mimarisinin son örneği olan Yıldız Sarayı, Beşiktaş semtinin Yıldız tepesinde yer alır. Kanuni Sultan Süleyman döneminden (1520-...
 
 
Maslak Kasırları
Levent ve Ayazağa semtlerini birbirine bağlayan ana yolun sağında bulunan Maslak Kasırları’nın yer aldığı çevrede ilk yapılaşmaların, Sultan II....
 
 
Miniatürk
30 Haziran 2001 tarihinde temeli atılan Türkiye'nin ilk minyatür parkı olan Miniaturk, 2 Mayıs 2003 tarihinde Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan...
 
 
Pera Müzesi
8 Haziran 2005’te açılan Pera Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nın nitelikli ve geniş ölçekli kültür-sanat hizmeti vermek amacıyla kurduğu bir özel...
 
 
Pierre Loti Kahvesi
14.Ocak.1850 / 10.Haziran.1923 - Yakın dönemin Fransız edebiyatın önemli yazarlarından biri olan Pierre Loti istanbul yakın tarihinde de yer alan bir...
 
 
 
Rahmi M. Koç Müzesi
1994 yılında ziyarete açılan Rahmi M. Koç Müzesi, Haliç’in kuzey yakasındaki Hasköy semtindedir. Günümüzde yaklaşık 27 bin metrekarelik alana yayılan...
 
 
Sakıp Sabancı Müzesi
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul'da Boğaziçi'nin en eski yerleşimlerinden Emirgan'da yer almaktadır. Müzenin ana binası olan villa...
 
 
Sultanahmet Camii
Sultan birinci Ahmet tarafından 17.yüzyılda ,Mimar Sinan'ın yetiştirdiği öğrencilerden biri olan Sedefkar Mehmet Ağa'ya yatırılmıştır.Caminin...
 
 
Türk Vakıf Hat Sanatları Müzes...
Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı olan ve İstanbul'un Beyazıt İlçesinde bulunan Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi II. Beyazıt Külliyesine ait olan...
 
Süleymaniye Camii
Cami Mimar Sinan’ın diğer eserleri gibi sadelikten taviz vermeyen; ama sadeliği ihtişama dönüştürebilmiş mabetlerdendir. Süslemeler ve bezemeler daha...
 
 
Tophane Saat Kulesi
Yukarı doğru kademeli olarak daralan, saatli bölümle beraber dört katlı bir yapıdır. Dört cephe de birbirine eş olarak tasarlanmıştır. Sadece denize...
 
 
Topkapı Sarayı
Topkapı Sarayı, Osmanlı sultanlarının ikametgâhı, devletin yönetim ve eğitim merkezidir. İstanbul fatihi II. Mehmed tarafından 1460-1478 tarihleri...
 
 
TCDD İstanbul Demiryolu Müzesi
İstanbul Demiryolu Müzesi, Sirkeci Garı içinde 23.09.2005 tarihinde açılmıştır. 45.50 metrekarelik bir alanda hizmet veren müzede 300 adet kültür...
 
 
İstanbul Deniz Müzesi
Deniz Müzesi, 31 Ağustos 1897 tarihinde Bahriye Nazırı Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa`nın emirleri ve Tersane Komutanı Amiral Arif Hikmet Paşa`nın...
 
 
Hilmi Nakipoğlu Fotoğraf Makin...
Müzede Hilmi Nakipoğlu’nun topladığı fotoğraflar ve fotoğrafçılıkla ilgili malzemeler sergilenmektedir. Bunlar arasında 1896`da yapılmış fotoğraf...
 
 
İstanbul Arkeoloji Müzeleri
Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne miras kalmış bir kurum olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri ülkemizdeki ilk müzecilik çalışmalarını...
 
 
İslam Bilim Ve Teknoloji Tarih...
Mayıs 2008 de açılmış olan müze, İstanbul´un en güzel mekanlarından biri olan Gülhane Parkı´nda, eski saray duvarlarının Has Ahırlar kısmında 3500 m2...
 
 
Ihlamur Kasırları
Beşiktaş, Yıldız ve Nişantaşı arasında kalan Ihlamur Vadisi’nin, 18. yüzyılda, Tersâne Eminlerinden Hacı Hüseyin Ağa’ya ait olan ve bu yüzden “Hacı...
 
Hisarlar Müzesi
Hisarlar Müzesi; Rumelihisarı, Yedikulehisarı ve Anadoluhisarı'nı bünyesinde toplamaktadır. Rumelihisarı, İstanbul’un Sarıyer İlçesinde Boğaziçi’nde...
 
 
İstanbul Fotoğraf Müzesi
Türkiye'nin ilk fotoğraf müzesi Fatih Belediyesi ile Fotoğraf Dostları Derneği'nin işbirliğiyle kuruldu. İstanbul'un tarihi çehresinde özel bir yeri...
 
İstanbul Modern Sanat Müzesi
İstanbul Modern Sanat Müzesi, Türkiye’nin modern ve çağdaş sanat sergileri düzenleyen ilk özel müzesi olarak 2004 yılında, İstanbul Boğazı’nın...
 
 
İstanbul Oyuncak Müzesi
İstanbul Oyuncak Müzesi,şair-yazar Sunay Akın tarafından kurulmuştur.Müze,kapılarını 23 Nisan 2005'te ziyarete açmıştır.Müzede sergilenen oyuncaklar...
 
 
Jale Kuşhan Balmumu Heykel Müz...
Balmumu Heykel Müzesi Fikri Nasıl Oluştu? A. Ü. Jeofizik Mühendisliği Bölümü mezunuyum. İstanbul’da bir inşaat şirketinde çalışırken, Rusya ve Eski...
 
 
Karikatür Ve Mizah Müzesi (Gaz...
Karikatür ve Mizah Müzesi, sosyal tarihimizin en açık belgeleri niteliğinde olan bir kültür birikimini yok olmaktan kurtarıyor ve çeşitli...
 
 
Kariye Müzesi
Kariye, eski Yunanca kent dışı (kırsal alan) anlamındaki Khora sözcüğünün Türkçeleşmesidir. V.yüzyılda yapılan şehir surlarından önce sur dışında bir...
 
 
Kız Kulesi
Boğaz manzarasının vazgeçilmezlerinden biri kuşkusuz Kız Kulesi'dir. Salacak açıklarındaki küçücük bir adanın üzerine inşa edilmiş bu kule, pek çok...
 
 
Kristal Istanbul
Dünyanın ilk ve tek kristal müzesi “Kristal İstanbul” Miniaturk’te yerini aldı… Kristal cam, ışık ve yüksek lazer teknolojisini tarihle buluşturan 3...
 
Aya Irini Kilisesi Müzesi
Aya İrini, Bizans`ın İlk Kilisesi... Konstantin, şehri yeniden kurarken kendi adına bir forum, saray ve hipodromun yanı sıra, 330`larda Roma...
 
 
Havacılık Müzesi
Hava Kuvvetleri Müzesi Komutanlığı Tarihçesi I. Dünya Savaşı sonunda, en eskisi 1912 yılına ait olmak üzere muhtelif milletlere ait tayyareler ile...
 
 
Halı Müzesi
Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı olan Halı müzesi İstanbul'da Sultan Ahmet Cami Hünkar kasrındadır. Yapı Padişahın namazdan önce veya sonra oturup...
 
 
Galatasaray Müzesi
Nüvesini 1915 yılında Ali Sami Yen tarafından kurulan Galatasaray Müzesi’nden alan Galatasaray Üniversitesi Kültür ve Sanat Merkezi, 6 Aralık 2009...
 
 
Karikatür Ve Mizah Müzesi (Gaz...
Karikatür ve Mizah Müzesi, sosyal tarihimizin en açık belgeleri niteliğinde olan bir kültür birikimini yok olmaktan kurtarıyor ve çeşitli...
 
 
Beylerbeyi Sarayı
Beylerbeyi Sarayı, Osmanlı padişahlarının sayfiye mekânı ve yabancı devlet başkan ya da hükümdarlarının ağırlanacağı bir devlet konukevi olarak...
 
 
Beyazıt Kulesi
Beyazıt Kulesi, yangınları gözetlemek ve haber vermek amacıyla İstanbul'un Beyazıt semtinde 1749 yılında inşa edilen 85 metre yüksekliğinde kule....
 
 
Basın Müzesi
Maarif Nazırı Saffet Paşa tarafından 1865 yılında Neo-klasik tarzda inşa edilmiş olup, Maarif-i Umumiye Nezareti ve İstanbul Darülfünun hizmetlerinde...
 
 
Aynalıkavak Kasrı
17. yüzyıldan itibaren Haliç kıyılarını süsleyen ve günümüzde Aynalıkavak Kasrı adıyla tanınan yapı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde “Aynalıkavak...
 
 
Ayasofya Müzesi I. Mahmut Kütü...
Ayasofya`nın güneyindeki iki payanda arasında yer alır. Türk yapı ve süsleme sanatının ilgi çekici bir eseridir. 1739 yılında I. Sultan Mahmud...
 
 
Ayasofya Müzesi
Bugünkü Ayasofya aynı yerde fakat öncekilerinden farklı bir mimari anlayışla yapılmış olan üçüncü yapıdır. Bu yapı, İmparator Justinianos tarafından...
 
 
Aya Yorgi Rum Manastırı (Yücet...
İstanbul Adalar'ının en büyüğü ve belki de en güzeli olan Büyükada'nın en yüksek tepesinde, halk arasında Aya Yorgi adı ile bilinen, Agios Georgios...
 
 
Avrupa Kültür Başkenti Mübadel...
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü çalışmaları kapsamında, Lozan Mübadiller Vakfı ve Çatalca...
 
 
Atatürk Müzesi
Mustafa Kemal Atatürk`ün Milli Mücadele Çalışmaları sırasında kiracı olarak kaldığı ev (Aralık 1918-16 Mayıs 1919) 28 Mayıs 1928’de İstanbul...

Kavala

15 Ekim 2016 Cumartesi Saat : 23:48
Yunanistan, Kavalla Megas Alexandros Havalimanı
Nisan ayında bir gün Burgazada Kalpazankaya'da oturmuş rakı balık keyfi yaparken ortaya çıktı fikir.3 aile çoluk çocuk arabayla Yunanistan tatili.Hemen tarih kararlaştırıldı.Haziran sonu yapacağımız gezi programımız Kavala,Selanik,Halkidiki ve Thassos 'u içerecekti.Hadi bakalım hayırlısı diyerek arabanın işlemlerini yaptırmak için doğru Turing'e. Sadece Uluslararası Ehliyet ( daha önce aldıysan 154 ytl,ilk defa alıyorsan 300 ytl ,1 yıllık ) ve Uluslararası Trafik Sigortası ( 15 günlük 63 euro ,1 yıla kadar dilediğin sürede yaptırabiliyorsun.) gerekiyor.Sonra ver elini komşu.Herşey hazır, hepimiz çok heyecanlıyız sabah 6' da yola çıkıp hiç durmadan İpsala'ya kadar gittik.İstanbul-İpsala yaklaşık 250 km.İpsala'da Ünal Peynir'de tost çay ve ihtiyaç molası.Yola devam sınıra çok az kaldı.Gümrükden sorun yaşamadan ve çok beklemeden geçtik.Rotamız Kavala,Alexandroupoli'yi dönüşe sakladık.Yaklaşık 2 saat sonra şirin sahil şehri  Kavala'dayız.Limanda yanyana birsürü tavern ve cafe var.Limana girer girmez daha arabamızı park ederken bizi karşılayıp  hoşgeldiniz,buyrun diyen garsonun olduğu lokantaya oturduk.Menü türkçe.Yol yorgunuyuz ama keyfimiz yerinde.Hemen buz gibi Mythos biralarıyla Yunanistan'a merhaba diyoruz.Neler yedik bakalım. Musakka,sardines,gavros,köfte,salçalı patates,midyeli pilav,ahtapot ızgara,kalamar tava,patates tava ve Greek salad.Hesap şaka gibi 10 kişi  117 euro.Hemen sonrasında greek cafemizi yandaki cafede içtik.
 
Mythos bira:)
 
KAVALA
 
İMARET HOTEL
Kavala olmazsa olmazları,
Tarihi Su Kemeri,Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmış.Şehrin bir ucundan diğer ucuna kadar uzanan,Kavala'nın simgesi su kemerinin altından geçerek şehre giriş yapılıyor. 
 
TARİHİ SU KEMERİ
İmarethane,Artık lüx otel olan İmarethane görülmesi gereken yerlerden.Hiç olmazsa bir kahve molası verilebilir ancak fazla turistik vaziyetteysen oteli gezmene ve bişeyler içmene izin vermiyorlarmış.Biz doğal olarak bir tabur insan olarak girişi denemedik bile.
 
Kavala Kalesi,Kavala manzarası için merdivenleri bayağı tırmanman gerek.
Agios Nikolaos Kilisesi,Minaresi kaldırılarak kilise haline getirilmiş İbrahim Paşa Cami 
Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın evi,Osmanlı paşası Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın müze haline getirilmiş evi.
 
 
 
Bu yemeğin üzerine biraz ağırlık çöksede rotamız Selanik.
 
SELANİK, HAZİRAN12
Otelimiz Hotel Luxembourg.Oda kahvaltı 95 euro.Otelin lokasyonu süper,heryere yürüme mesafesinde otel biraz eskimiş ama temiz.Hemen soyunup dökünüp kendimizi Selanik sokaklarına attık.Attık da hava çok sıcak 39C.Nefes alamıyoruz değil ki yürümek.Komşuda kriz ağır.Alışveriş caddesi Tsimiski Caddesi'nde dükkanlar boş,şehir sıcaktan ve krizden dolayı ölü şehir.Meşhur Aristotelous Meydanı bile bomboş.Ayasofya Kilisesi'ne kadar yürüdük.Kilisede düğün vardı.Biraz onları seyrettik.Bu sıcakta nasılda şıkır şıkırlar.Kiliseye İstanbul'daki Ayasofya'nın küçük bir kopyası denilsede pek bir alakası yok gibi.Biraz deniz havası almaya Beyaz Kule'ye doğru yürüdük.Kordonun sonunda yeralan kule,Osmanlılar tarafından zindan olarak kullanılmış.Sıcaktan adım atamaz durumdayken imdadımıza karaya bağlı duran teknebar yetişti.Tam yayılmış biralarımızı içiyoduk ki ne olduğunu anlamadan tekne hareket etti.Panik halinde nereye gidiyoruz diye sorunca merak etmeyin 20 dakika kıyıya paralel tur atacağız dediler.Aman pek iyi oldu.Biraz soluklandık.Dönüşte yemek zamanı gelmişti.Aristotelous meydanının hemen arkasındaki tavernalar bölgesine gideceğiz.Burada yanyana birsürü taverna var.To Dixtu bizim tercihimiz.Cumartesi akşamı olduğundan canli müzik var.Oturduk ancak sıcaktan hala kendimizde değiliz.Biraz müzik biraz uzo tamamdır.Çiftetelli Turkiko şinanay yavrum şinanay:)Yediğin herşey bukadar mı lezzetli olur,Barbayanni Uzoyu da tek geçerim.Lacivert etiketlisi bizim damak tadımıza daha yakın.Gelsin fetalı greek salatalar gitsin ahtapot kalamar ve kızartmalar.Bu adamlar kızartma işini acayip yapıyorlar.Sipariş verdiğin anda kızartıyorlar.Çıtır çıtır , sıcacık .Yunanistan'da gittiğimiz restaurantlarda yediğimiz kızartmaların hepsi birbirinden lezzetliydi.Hayatımızda yemediğimiz kadar çok kabak ve patlıcan kızartması yedik herhalde.Patatesi saymıyorum bile.O akşam garson bize soda ve buz yetiştiremedi.Yedik içtik çok ama çok eğlendik.Hesap 127 euro geldi.Onlar yunanca söylediler biz türkçe eşlik ettik çoğu şarkıya.Yedidüvel zindanııından beterdir yedikuleee ........
 
 
Ertesi sabah Atamızın doğduğu evi ziyaret edip Halkidiki'ye doğru yol alacaktık ama Atatürk'ün evi tadilattaymış.Çocuklar bu duruma çok üzülüp dışardan bakmakla yetindiler.Yola devam Halkidiki bekle bizi.
 
Selanik'e gitmişken buraları da atlamayalım,
Terkenlis Pastanesi bu bölgenin en ünlüsü.Şubeleri var.Kekleri çok leziz.
Birçok börekçi var.Bizim kol böreğine çok benzeyen , tatlı ve tuzlu çeşiti olan börekleri denemek gerek.Ben tatlı olan böreği pek sevdim. 
Chatzis Patisserie(Hacı Pastanesi)'nde bizim tatlıları nasıl yapıyorlar bir test etmek gerek,aşureden tulumbaya bütün çeşitleri yapıyorlar,
 
Galaktoboureko mmm:)
Buraya kadar gelmişken laz böreğine çok benzeyen galaktoboureko yemek gerek. Ben Meis'de yemiş tadına doyamamıştım.Laz böreğini bilmeyenler için birçeşit muhallebili baklava denebilir.
HALKİDİKİ ( CHALKİDİKİ ), HAZİRAN12
Halkidiki ,Yunanistan'ın kuzeyinde yeşillikler içinde güzel mi güzel bir yarımada.Selanik'e çok yakın olduğundan Selanik'in yazlık bölgesi diye adlandırılıyor.Bu yüzden haftasonu trafiği çok yoğun oluyor ki biz bizzat yaşadık.
Greek Riviera da seçenek çok.Küçük aile işletmesi tavernalardan gurme restaurantlara, 5 yıldızlı otelden karavana kadar birçok şekilde yeme-içme ve konaklama imkanın var.Tercih senin.Biz aile işletmesi, küçük bir otelde konaklamayı tercih ettik ve çok memnun kaldık.
Halkidiki 3 parmaklı ele benzetilir. Doğudaki parmak Athos,ortadaki Sithonia ve en batıdaki de Kassandra.Önce kısaca bölgeleri biraz anlatayim sonra tekrar bizim rotamıza döneriz
 
 
 
Athos, Manastırlar dağı Mount Athos 'un bulunduğu parmak.Bölge tamamen tapınmaya adanmış.20 adet ortodoks kilise var.Keşişlerin huzuru ve adanmışlığı için kadınların girmesi yasak.Ancak erkeklerin girmesi de çok kolay değil.Birçok izin kağıdı alman gerek.Ancak tekneyle manastırların çevresinde turlayabiliyorsun.Quranoupoli, Mount Athos'un hemen yakınındaki yerleşim yeri.Tekne de buradan kalkıyor.Yetişkin 18 euro, çocuk 9 euro.
 
ATHOS
 
Sithonia,Ortadaki parmak.Birçok tavern,plaj,turistik tesis var.Yarımadanın batısından başlarsak Nikiti'den Neos Marmaras'a kadar olan bölge turistik tesis açısından çok yoğun.Neos Marmaras bölgenin en gelişmiş yeri. Porto Carras'daki luxury resort çok meşhur,denizi de çok güzel,Sithonia'nın en güzel denizi denebilir.Porto Koufo manzarası çok güzel salaş balıkçılar var,doğuya doğru dönersek Armenistis 600 m.uzunluğunda mavi bayraklı plaj.Oldukça populer.Sithonia'nın en uzun kumsalı.Vourvourou da buz gibi deniz ve salaş balıkçılar var.
Biz bunlardan sadece birkaçını görebildik.Tatilimizin bir gününü Sithonia Körfezi tekne turuna ayırdık.Sithonia'yı kısmen görebildik sadece.
 
 
Kassandra Halkidiki'nin en kalabalık ve gelişmiş bölgesi.Yine batıdan başlarsak Potidea yarımadayı anakaraya bağlayan kanalın olduğu yer.Sani bölgenin popüler holiday resortunun olduğu yer,Sani Beach, çok büyük ve çok güzel bir tatilköyü.Nea Skioni antik yerleşim bölgesi, Paliouri mavi bayraklı, tüm Halkidiki'nin en güzel beachi denebilir.Polihrono otelimiz burda,mavibayraklı ve sakin bir yer.Kriopigi , Kallithea, çok kalabalık,  curcuna,Halkidiki'nin en kalabalık bölgesi beach barlar, tavernalar, cafeler ne ararsan var. Athitos 300 yıllık tarihi güzellik, lokasyonu muhteşem tepeden sonsuz deniz manzarası, Toroneos Gulf ayaklarının altında , geleneksel mimari yapıdaki evleri görülesi.Özellikle akşam manzara çok güzel.Nea Fokea bizans kulelerinin yeraldığı küçük balıkçı kasabası,oldukça sevimli.Biz Kassandra'da kaldığımızdan dolayı tüm yarımadayı turladık sayılır.
 
 
 
 
Tüm Halkidiki'yi gezmek için minimum 1 hafta gerek.Oysa bizim sadece 4 günümüz var.Bundan dolayı Athos'a hiç uğramadık,Sithonia'nın tekne turu ile birkısmını gördük.Otelimiz Kassandra'da olduğundan dolayı tatilimizi burada geçirdik.
 
Polihrono, mavi bayraklı.Sahil iğne atsan yere düşmez lakin hiçbir sıkıntı ve kargaşa yok.Son derece keyifli.Biranı, aynı zamanda şezlonglarını kullandığın tavernada, masada oturarak içersen 2.80 euro,tavernadan sahile istersen 4 euro, bizahmet gidip iki adım ötedeki marketten alırsan 1 euro:) .Akşama kadar deniz güneş yayılmaca.Otelimiz,Agrogiali Hotel.suit oda+ kahvaltı, euro 72.Küçük, sevimli, tertemiz bir otel.Sahibi Lazurus'u ayrıca uzun uzun anlatmak gerek.Çok
misafirperver,güleryüzlü,sımsıcacık bir adam. Bizi memnun etmek için elinden geleni ardına koymadı.Her daim ikram.Akşam yemeği sonrası Metaxa ve greek cafe ikramı ,deniz dönüşü buzgibi kayısı ikramı ,ayrılırken de her aileye birer kavanoz kayısı reçeli :) Tekrar gitsem hiç düşünmeden yine burada kalırım.Akşam rotamız Afytos (Athitos).
 
Afytos tatilin en güzel destinasyonu.Restaurantlar keyifli,evler geleneksel mimaride,manzara uçsuz bucaksız deniz.Ben burada çok şık bir restaurant belirlemiştim.Sousourada. Ancak gelgör ki o akşam hem dünya kupası maçı var hem de ortam bize göre çok romantik. Bizi çoluk çombalak daha gürültüye müsait bi yer paklar deyip bir başka yere gittik.Maçımızı da seyrettik,kimsenin romantizmini bozma derdi olmadan rahat ve gürültülü :) bi şekilde yemeğimizi de yedik.Levrekten spagetthiye,uzodan iceteaye,kızartmadan ahtapota yedik içtik toplam 170 euro verdik.Ta Bakaliarakia Tou Pirati
 
Sithonia tekne turu,Kassandra'da yeralan Pefkohori'den kalkıyor.Muhteşem otel sahibimiz Lazurus'un bize yolluk olarak hazırladığı domateslerimizi,sandviçlerimizi,istemememize rağmen ısrarla çantamıza koyduğu bir torba haşlanmış yumurta ve kavunumuzu:)))) kapıp yola çıktık.Pefkohori bizim otelden iki durak sonrası.Cümbür cemaat tekneye doluşup doğru Sithonia'ya.Karşı yakadaki ilk durak Toroni.Salaş bir yerde mola ama deniz harika.Denize girdik, bişeyler içtik.Porto Carras 'ı denizden gördükten sonra Neo Marmaras'da yemek ve alışveriş molası.Neo Marmaras diğer yerlere göre oldukça büyük ve hareketli.Sonrasında tekrar balık istifi gibi tekneye doluşup adaya, Kelifos'a.Neo Marmaras'ın hemen karşısında.Burada tekneden turkuaz rengi denize kendimizi bıraktık,balıklarla yüzdük.Akşam 17h00 de Pefkohori'de pestil gibi indik.Yetişkin 22 euro,çocuk 11 euro.Akşam rotamız Nea Skioni.
 
 
NEO MARMARAS
 
KELİFOS
Nea Skioni.Deniz kenarında oldukça sessiz ve sakin bi balıkçı kasabası.Birkaç tane aile işletmesi taverna var.Onu mu seçelim bunu mu derken sonunda oranın en kötüsünü seçme becerisini gösterdik.Garsonlar o kadar yorgun ve bitkin ki bişey istemiyelim diye gözteması kurmamak için ellerinden geleni yapıyorlar.Balık kömür halde mi geldi şefin spesiyalitesi böyle yapacak birşey yok, buz mu bitti hooop bi koşu kapıverip gel mutfaktan bizahmet,masada tabaklar yığılı mı kaldı, topla yan masaya at veya bulduğun herhangi bi yere tıkıştır, küllükleri boşaltalım olmadı kahveyi de biz yapalım:))) Ama şimdi allah için yediğimiz en güzel kabak kızartmayı da burda yedik biz en güzel balığı yemeği beklerken.Sıkıntı yok,bizim keyfimizi hiçbişey kaçıramaz.Şöyle bi sofrayı kaldırıp ipad ortaya çıkar sürpriz hoparlörüyle beraber:)Başlar şarkılar çalmaya ve eşlik edilmeye.Çocuklar bizi zarzor toparlar ve otele dönülür.:)
 
 
 
BİZ GİTTİK SİZ GİTMEYİN:)
 
 
Paliouri, Kassandra'nın güneyi daha yeşil,biraz Marmaris havasında.Polihrono'dan Paliouri' ye giderken yol çok keyifli.Zakkumlar kocaman ağaç olup, tüm yolu sağlı sollu kaplamış,renk cümbüşü içinde topraktan yola fışkırmış.Koursaros Beach Bar, Çeşme'dekileri hiç aratmıyor.
Giriş ve otopark ücretsiz.Hiç alışkın değiliz biz bu duruma.Beach çok güzel , deniz çok güzel, sırtını dayadığın doğa çok güzel bide devamlı çocuklardan biri kaybolmasaydı daha iyi olacaktı.Çocuklar watersportsda anababalar deniz içinde şezlongda, gel keyfim gel.Akşam üstü mojito ve 80'ler partysi...E daha nolsun.Akşam rotamız Nea Fokea.
 
KOURSAROS BEACH-PALİOURİ
Nea Fokea Cunda'ya benzettim.Burada gün batımını kaçırmamak gerek,Bizans kulelerinin gün batımında aldığı renkler harikaydı.Bu gece değişiklik yapıp, nerdeyse hiç meze almayıp, uzodan da vazgeçip balık şarap yaptık.Balık çorbası,levrek,tekir, midye,ahtapot.Hesap euro 280.Yediğimiz en güzel ve en pahalı yemekti.Ta Kymata Seafood Restaurant.
 
NEA FOKEA
 
 
Posidi, Poseidon'un kutsal bölgesi.Uçsuz bucaksız sahil.Birkaç tane beachbar var.Oldukça güzeller.Dalgalı günlerde burda deniz daha sakin oluyormuş,öyle dediler.Sahilde yürüyüş ardından yemek.Sardines,omlet,biftek,ahtapot,midye dolma,hamsi masada ne ararsan vardı.Lokantayı kuruttuk da denebilir.Hepsi çok lezzetliydi özellikle gavros ve sardines.Hesap 120 euro:))) 
 
POSİDİ
Kriopigi ,Otelden bi durak sonrası.Acayip hareketli ve kalabalık.Barlar,cafeler,oteller vs.Bizim buraya gitme sebebimiz Tpizoni ( trizoni) Restaurant . İçerisi hiç tahmin etmediğimiz kadar güzel.Herkes steak yedi,housewine içtik.Ayrıca midyeli risotto,midyeli linguen,şeftali ve taze bademle şenlendirilmiş salata.Gecenin sürprizide yakışıklı sahibinin bizim için hazırlattığı lokma ve irmik helvası ikramıydı.Lokmayı burda şerbet yerine bal yada çikolatalı sosla servis ediyorlar.İrmik helvası ise tamamen bize özeldi.Sahibinin söylediğine göre babaannesinden öğrenmiş irmik helvası yapmayı.Yediğimiz içtiğimiz çok lezzetliydi günlerdir uzo ve kızartma yemekten perişan haldeydik mola iyi geldi.Bir Afitos birde burası için tekrar Halkidiki'ye gelinir.Hesap euro 200.
 
 
TPİZONİ
 
 
 
Tatilin Halkidiki bacağı nihayetlenmiş bulunuyor sırada Thassos var.
 
Halkidiki olmazsa olmazları...
Sousourada Afytos'da romantik bir akşam yemeği yunan mutfağından,
Günbatımında Nea Fokea'da bir kadeh şarap,
Trizoni'de midyeli risotto,
Korsan gemileriyle Mount Athos tekne turu,
Sani Beach'de konaklamak hernekadar Lazurus'un yeri doldurulamasada:)
Petralona Cave yolunuzun üzerinde 700.000 yıllık iskeletlerin bulunduğu yeraltı mağarası ,ilginizi çekerse,